Binicilik

Binicilik

Temelinde barındırdığı doğa ve hayvan sevgisi sayesinde bir yaşam biçimi olan binicilik sporu; bireyin, yeryüzünün en soylu varlıklarından biri olan at ile birbirlerini tanıyarak, etkileyerek ve nihayette tamamlayarak oluşturdukları uyumu, kendilerini izleyenlere en estetik biçimde sundukları bir sanat olarak tarif edilebilir. Biniciliği aynı zamanda, at ve binicinin sahip oldukları kudret ve maharetleri sanatsal bir gösteriye dönüştürme süreci içerisinde, evrensel doğrulardan azami suretle istifade eden ve sürekli kendini geliştirme gayreti içerisinde olan bir bilim olarak da tanımlamak mümkündür.

İnsanoğlunun yaşamında tarihin ilk çağlarından itibaren yerini almış olan at, tarihî serüveni içinde değişik maksatlara hizmet etmiştir. İlk insanlarla beraber bir av hayvanı olarak beslenmek için kullanılan at, insanların onun diğer özelliklerini fark etmesi ve bunlardan faydalanmak üzere evcilleştirmesi ile 21’nci yüzyıla kadar birey ve toplum hayatında vazgeçilmez bir unsur olarak görev almıştır.

Binicilik sporunun tarihi, insanın atı ehlileştirerek binmeye başladığı ilk çağlara dayanır. Dört bin yıllık geçmişiyle en eski spor dallarından biri olarak kabul edilir. Orta Asya’daki göçebe toplulukların, milâttan en az iki bin yıl önce atı binek hayvanı olarak kullandıkları bilinmektedir. Atı avcılıkta ve savaşta kullandığı bilinen en eski topluluklar ise Asurlular, Babiller ve Hititlerdir. İskitler de binicilik konusunda yeteneklidir ve ilk eyer kullanan halk olarak bilinirler. M.Ö. 8. ve 7. yy.de İskitlerin atı Eski Yunan’a getirmeleriyle binicilik sanatı gelişmeye başlamıştır. M.Ö. 688’de Yunanlılar İskitlerden öğrendikleri biniciliği, araba yarışlarına dönüştürüp olimpiyat yarışma programına almışlardır.
Gücü, sürati, heybeti ve dostluğu atı insanoğlunun ayrılmaz bir parçası yapmıştır. Sahip olduğu imkân ve kabiliyetler araştırıldıkça bir bir ortaya çıkmakta ve günümüzde binicilik sporu adı altında, birçok farklı branşta binicisi ile birlikte hünerlerini sergileyen yaşantısı, insanlar ve toplumlar tarafından büyük bir keyifle takip edilmektedir.

İnsanla at arasındaki arkadaşlığın kurulmasını sağlayan ve bilimsel bir sanat olarak yapılan binicilik, bugün gitgide teknikleşen çağımız insanını doğaya bağlayarak, fizik ve ruh gelişimini sağlayan en soylu sporlardan birisidir. Dolayısıyla sosyal ve kültürel kalkınmaya katkısı büyüktür. İnsan yaşamında, ata düşen ezeli ödevin sonsuza kadar önemini aynı düzeyde koruyarak sürdüreceğine kuşku yoktur.

Binicilikte Branşlar Uluslararası Binicilik Federasyonu tarafından resmî olarak kabul edilen yedi binicilik branşı mevcut olup bunlardan sadece ilk üç branş modern olimpiyatların başlangıcından bu yana olimpik olarak kabul edilmiş ve hâlen uygulamaya devam edilmektedir.

 

binicilik

At Terbiyesi

At Terbiyesi biniciliğin esasını teşkil eder. Atın yürüyüşlerindeki serbesti, hareketlerindeki ahenk, yumuşaklık, sevk ve idaredeki kolaylık, atın doğru vaziyetini muhafaza etmesiyle kendisini gösterir. At terbiyesinin psikolojik yönü, binicinin ata isteğini iletmek, bunu seri bir şekilde icra etmenin kendi hesabına faydalı olacağını ona anlatmak ve nihayet bunu ona kendi isteğiyle kabul ettirmekten ibarettir.

Engel Atlama

tarihi engelli atlama

Binicilikteki branşlar arasında en popüler olanıdır. Parkur düzenleyicilerin manej içerisinde gerek konumları gerekse aralarındaki mesafeleri dikkate alarak hazırladıkları engeller üzerinde, ulusal federasyonlarca belirlenen kategorilerine göre at ve binicilerin denendikleri engel atlama yarışmalarının amacı, bir atın engele karşı olan dikkati ile binicisinin atını sevk ve idaresindeki hünerini ortaya çıkarmaktır.

Üç Günlük Yarışma

İlk olarak süvari atlarını test etmek amacıyla başlamıştır. O dönemde bu atların uzun mesafeler kat etmeye, arazideki doğal engelleri atlamaya ve eğitimlerde manevraları tam manasıyla yapmalarına ihtiyaç duyuluyordu. Bu amaçla ilk yarışmalar Avrupa’da 1902 yılında yapıldı ve hâlâ devam etmektedir.
İlk gün at terbiyesi, ikinci gün arazideki doğal engeller üzerinde çeşitli fasıla ve bölümlerde yapılacak kros ve nihayette son gün yapılacak engel atlama yarışmalarından ibarettir.

Atlı Dayanıklılık Yarışması

Atın sürat ve dayanma yeteneğinin test edildiği bir yarışma türüdür. Arazide 40, 60, 80, 100, 120, 140 ve 160 km lik güzergâh üzerinde atın her türlü yürüyüş kararlarının uygulanabildiği, at ve binicinin dayanıklılıklarının denendiği yarışmalardır.

Atlı Araba Yarışı

Tek, çift veya grup atların çektiği atlı araba ile sınırları belirli bir alanda atın, uyarı ve yardımlara itaatinin denendiği at terbiyesi, arazide yapılan ve bir sıra dâhilinde yerleştirilmiş engeller arasından hatasız ve en kısa sürede geçilerek bitişe varılan kros yarışmalarını içerir.
Birbirinden farklı branşlar ile At lar bizlerle daima iç içe devam eden hayatta en yakın dostumuz olmuştur. Belki de kıyametin sonuna kadar süre gelen zamanda hep bizimle kalacaklardır.

 

binicilik eğitimi

You May Also Like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir