At Terbiyesi

At Terbiyesi

Olimpiyat Oyunlarından, amatör biniciliğe kadar tüm seviyelerde yarışmaları düzenlenen, at eğitiminde rekabeti ön plana alan bir binicilik sporudur. Temel amacı, standart hale getirilmiş geliştirici eğitim yöntemleriyle, bir atın doğal atletik yeteneklerini ve bunu gösterme isteğini geliştirmektir. At Terbiyesi (Dressage – dressaj), atın uygun bir eğitim ile doğasında var olan üç yürüyüş kararının (adeta, sür’atli ve dörtnal) en parlak hale getirilmesi ve bunları yaparken atın motivasyonunun en yüksek düzeyde tutulmasıdır. Bunun sonucu olarak atın sakin, elastiki, yumuşak ve esnek ama aynı zamanda güvenli, dikkatli ve istekli olmasını sağlayarak, binicisiyle mükemmel bir uyum içerisinde olmasını yakalamaktır.

Bu özellikler aşağıdaki şekilde ortaya çıkar:

-Atın yürüyüşlerindeki düzgünlük (ritim) ve ileri gidicilik (empüsyon)
-Hareketlerin uyumu, yumuşaklığı ve rahatlığı
-Art kısmın angaje edilmesi ve ön kısmın hafifletilmesi sonucunda yumuşak ve emin bir istinadın at tarafından kabulünü sağlamak sureti ile hareketlerin mükemmeliyetini ortaya koymaktır .
Dressage halk arasında “At Balesi” olarak da adlandırılır. Bu disiplin çok eskilere dayanmasına rağmen, Batı’da önemli bir atlı spor olarak ilk kez Rönesans döneminde tanındı. O dönemin Avrupalı büyük binici ustaları, günümüze kadar çok az değişikliğe uğrayan ardışık bir eğitim sistemi geliştirdiler. Günümüzde klasik Dressage hala modern Dressage eğitiminin temeli olarak uygulanmaktadır.
Eski Avrupalı aristokratlar, atlarının eğitimini atlı yarışmalarda sergiliyorlardı, ama modern Dressage yarışmalarında farklı seviyelerdeki başarılı at eğitimi, önceden tanımlanmış bir dizi hareketin standart bir arenada yapılması biçiminde sergilenmektedir. Hakem her bir hareketi, seviyesine göre doğru bir standartta objektif olarak değerlendirir ve her bir harekete sıfırla on arasında bir puan verir (0 sıfır “yapılmadı” ve 10 “mükemmel” anlamındadır). Dokuz puan “çok iyi” olarak değerlendirilir ve yüksek bir puandır. Bir yarışmacı tüm hareketlerden 6 almışsa ya da toplam puanın % 60’ını almışsa bir üst seviyeye geçebilir.

 

Dressage Atları

Tüm binek atları, dressage prensiplerinden ve eğitim tekniklerinden faydalanabilmektedir. Ancak, genellikle Olimpiyatlarda ya da FEI yarışmalarında görülen at ırkları sıcakkanlı atlardır. Dressage, tüm ırkların ve cinslerinin başarıyla yarışmasına fırsat tanıyan, eşitlikçi bir yarışmadır. Bu yüzden farklı yarışma seviyelerinde pek çok farklı ırkta ve cinste at görülebilir.

engelli atlama

Arena (Yarış Alanı)

İki boy arena vardır: Küçük Arena ve Standart Arena. Her birinde Dressage testleri için hareketlerin nerede yapılması gerektiğini belirten, arena üzerindeki belirli yerlere atanmış harfler vardır.
Testin başlangıcında at, A’dan başlar. C’de her zaman bir hakem oturur. Hakem sayısı üst seviye yarışmalarda, atın her bir hareketinin her açıdan görülebilmesi için arena içerisinde farklı noktalarda oturan 5 hakeme kadar çıkabilir.

 

Yarışma

Dressage yarışmaları yerel topluluklarda binicilerin sadece yürümesi ve koşması gereken giriş seviyesi sınıflarda başlayabilir. Atlar ve biniciler her bir seviyede artan zorluk dereceleriyle bir dizi ilerleyen seviyelerde, gelişirler, en yetenekli at ve binici takımları Grand Prix seviyelerinde ve Olimpiyatlar gibi uluslararası yarışmalara katılırlar.

Testler

Dressage testleri, yarışmalarda kullanılan atın ve binicinin takım olarak hem genel standartlara hem de diğer yarışmacılara göre değerlendirildiği, bir dizi dressage hareketinin resmileştirilmiş halidir.
Daha üst seviyelerde, Uluslararası yarışma testleri, Olimpiyatlar dâhil, Uluslararası Atlı Sporlar Federasyonu’nun (FEI) gözetiminde yapılır. Daha alt seviyelerde ve dressage eğitiminin bir parçası olarak, her ülke kendi test setlerini oluşturur.

Olimpik Seviye

Olimpiyat Oyunları’nda düzenlenen dressage testleri en üst seviye: Grand Prix’dir. FEI kuralları çerçevesinde değerlendirilir. Bu seviyedeki testler hem atın hem de binicinin üst düzeyde yetenek ve konsantrasyonunu gerektirir.

Ritm ve Düzen (Takt)

Ritm, yürüyüş, tempo ve düzen, düz ve eğimli çizgilerde yanlamasına ve geçişlerde dahi aynı olmalıdır. Ritm ayak basmaların ardışıklığına işaret eder. Bu sadece saf yürüyüş, saf koşu veya saf dörtnalı içermelidir. İlerleyişin düzen ya da sadeliği, yürüyüşün, geçişlerin eşitliği ve seviyesini de içerir. Bir binici saf ilerleyişler elde ettiğinde ya da aksaklıktan kaçınabildiğinde, daha zor bir egzersiz kombinasyonunu uygulayabilir. En zor piaffe’de bile düzene gerek vardır. Piaffe’de at ön ve arka ayaklarını belli bir ritmde kaldırır.

Rahatlama (Losgelassenheit)

Piramidin ikinci seviyesi rahatlamadır. Bir attaki rahatlama belirtileri, arkaya doğru salınarak kuyruğun sarkaç gibi sallanmasına yol açan uygun adım bir yürüyüşle, baştaki rahatlama yumuşak bir şekilde gemi çiğnemesi ve burundan rahat nefes almasıyla anlaşılabilir. At yumuşak geçişler yapar, bir yandan diğer yana kolaylıkla yerleştirilebilir ve dizginler uzatıldığında istekle temasa geçecektir.

Temas (Contact – Anlehnung)

Temas (piramidin üçüncü seviyesi) atın itme gücünün bir sonucudur. Hiçbir şekilde binicinin elleriyle çekmesiyle yapılmamalıdır. Binici atı yumuşak ellerle at başlığına doğru yönlendirir ve her zaman atın başının doğal hareketini takip etmelidir. Her iki dizginle de atın eşit teması olmalıdır.

Şevk (Schwung)

Atın itme gücü, verdiği güven duygusu “şevk” olarak adlandırılır ve eğitim piramidinin dördüncü seviyesidir. Şevk ve bağlılık, atın enerjisinin (vücudun altında arka bacakların öne uzanması) kullanılmasıyla yaratılır.
Şevk, sadece doğru eklem ve kas kullanımını desteklemekle kalmaz, aynı zamanda atın zihnini meşgul eder. Atın biniciye odaklanmasını sağlar. Biraz da tüm yürüyüş biçimlerinde rahatlamayı ve gergin enerjiyi boşaltmasını sağlar.

Düzgünlük – Düz olma (Geraderichtung)

Bir at hem düz hatlarda hem de eğimli hatlarda arka ayakları ön ayaklarının çizgisindeyse ve vücudu gittiği çizgiye paralelse düzgündür. Düzgünlük bir atın şevkini doğrudan denge merkezine yönlendirmesini sağlar ve binicinin ellerinin yardımlarının arka uca kadar ulaşmasını sağlar. Bir arenada çalışmak zorlu olabilir: yan duvar boyunca ilerleyen bir at yan duvara tepki verecek ve omuzunu “dışarı” çıkaracaktır (iç ön ayak, duvara iç arka ayaktan daha yakın olacaktır).

Koleksiyon – Derlenme (Versammlung)

Eğitim piramidinin en tepesinde koleksiyon vardır. Farklı yürüme şekillerini içerebilir, daha az şiddetli ve heyecanlı çalışma elde etmek için kullanılabilir. İleri seviye atlarda, zor hareketler içerir (Örneğin flying changes – havada değiştirmeler). Koleksiyon büyük kas gücü gerektirir, o yüzden yavaşça ileri seviyeye getirilmelidir. Derlenmiş, toplanmış ilerleyişte, adım araları kısalmalıdır ve ilerleyişin enerji ve aktivitesi yükselmelidir.
Kısacası, ağırlık merkezini daha arkaya çekmek atların bir yeteneğidir. Bu daha yavaş ilerleyişlere her geçişte acemi bir at bile olsa özen gösterilmelidir.

Türkiyede At Terbiyesi yarışmaları:

Türkiye’de At Terbiyesi Yarışmaları, 1923 yılında kurulan Türkiye Binicilik Federasyonu tarafından organize edilmektedir. Düzenlenen tüm yarışmalarda, Türkiye Binicilik Federasyonu tarafından Uluslararası Binicilik Federasyonu (FEI) talimatlarına uygun olarak hazırlanan “At Terbiyesi Türkiye Şampiyonası Özel Talimatı” ve “At Terbiyesi Yarışma Talimatı” hükümleri uygulanır [3].
1960 Roma olimpiyatlarından sonra binicilik sporu, uzun bir duraklama dönemine girmiştir. Bunun iki nedeni olabilir; ilki 27 Mayıs’taki askeri müdahalenin sonrasında bazı subayların emekliye sevk edilmesi ki bu dönemde “Atatürk’ün Süvarileri” namına sahip Cevat Gürkan ve Cevat Kula Tuğgenerallikten, Saim Polatkan ve Eyüp Öncü Albaylıktan emekliye sevk edilmiştir. İkinci neden olarak da Türkiye’de at vebası hastalığının görülmesidir.
Avrupa basınında konu ile ilgili haberlerin yayılması sonucunda Türk binici ve atlarının Avrupa ülkelerine alınmaması ve yabancı binicilerin ve atların Türkiye’ye gelememesi, Türk biniciliği için oldukça kötü bir dönemin başlangıcı olmuştur. Bu dönemde Uluslararası Binicilik Federasyonu (FEI) tarafından da Türkiye’ye at girişi ve Türk binicilik ekiplerinin atlarının yarışmalara girmesi yasaklanmıştır. Yasak 1964 yılında kaldırılmıştır. Ancak 1968 yılında tekrar yasak konulmuş, bu yasak 1991 yılına kadar sürdürülmüştür

 

You May Also Like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir